Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir? Nasıl Oluşur? Nasıl Tedavi Edilir?

Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir? Nasıl Oluşur?

Tıpta glokom adıyla bilinen göz tansiyonu, göz içindeki basıncın artmasının ardından, görme sinirlerine verdiği zarar sonucunda ortaya çıkar. Eğer fark edilmezse geri dönüşü olmayan bir görme kaybına neden olan, halk dilinde de karasu hastalığı olarak bilinen bu hastalık, ilk aşamada belirti vermeden ilerleyen sinsi bir hastalıktır. Glokom erken dönemde tanısı ve tedavisi yapılamaz ise, ne yazık ki kalıcı görme bozukluğuna neden olabilir. Görme sinirleri yavaş yavaş ölürken, hasta ancak merkezi görme sistemi hasar almaya başlayınca bu durumu fark eder. Bu yazımızda glokom nedir? Glokomun belirtileri nelerdir? Kimlerde görülür? Nasıl tedavi edilir? Tedavi yöntemleri nelerdir? Akut glokom nedir? Nasıl önlenir? gibi birçok soruya cevap veriyor olacağız.

AYRICA: Göz Sağlığını Korumak için 5 Faydalı Tavsiye

Özellikle 40 yaş üzerinde görülebilen glokom, çocuklarda da görülebilmektedir. 40 yaş ve üzerindeki kişilerin düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırması, tansiyon ölçümü ve göz sinir kanallarını kontrol ettirmesi tavsiye edilir. Bazen glokomun, göz içindeki basıncın olması gerekenden daha düşük değere sahip olmasıyla da ortaya çıktığı bilinmektedir.

AYRICA: Göz Arpacığı Nedir? Neden Oluşur? Nasıl Geçer? Doğal Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

İçindekiler

  1. Glokom Nasıl Oluşur? Neden Oluşur?
  2. Glokom (Göz Tansiyonu) Göz İçi Basınç Değerleri Kaç Olmalıdır?
  3. Glokom Tipleri Nelerdir?
  4. Glokom (Göz Tansiyonu) Belirtileri Nelerdir?
  5. Glokom (Göz Tansiyonu) Kimlerde Görülür?
  6. Glokom (Göz Tansiyonu) Nasıl Teşhis Edilir?
  7. Glokom (Göz Tansiyonu) Nasıl Tedavi Edilir?
  8. Glokom (Göz Tansiyonu) İlaç Tedavisi - Göz Damlaları
  9. Glokom (Göz Tansiyonu) Lazer Tedavisi: SLT (Selektif Lazer Trabeküloplasti)
  10. Glokom (Göz Tansiyonu) Cerrahi Tedavi
  11. Hamileler Glokom (Göz Tansiyonu) İlacı Kullanabilir mi?
  12. Glokom (Göz Tansiyonu) Hastaları Nelere Dikkat Etmelidir?
  13. Akut Glokom Nedir?
  14. Akut Glokom Belirtileri Nelerdir?
  15. Akut Glokom Krizine Neden Olan Faktörler Nelerdir?
  16. Akut Glokom Nasıl Önlenir?

AYRICA: Derin Uykunun Önemi ve Sağlığa Faydaları

Glokom Nasıl Oluşur? Neden Oluşur?

Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Glokom, görüntüleri gözden beyine taşıyan optik sinirlerin tahribatıyla oluşur. Zamanla ilerleyen gizli bir hastalık olduğundan hasta durumu aniden fark edemez. Sinir tahribatından sonra gözde görmede kör noktalar gerçekleşir. Hasta glokom ilerledikçe görüşünde daralma yaşayabilir, sanki küçük bir boru ile görüyormuş gibi hissedebilir, haleli, sisli bir görmeye sahip olabilir. Bu durumda hemen müdahale edilmesi ve glokomun hangi seviyede olduğunun anlaşılması gerekir.

AYRICA: Uyku Kalitesini Artırmanın Yolları (9 Önemli İpucu)

Gözün ön kısmında, korneanın arka yüzü ile lenslerin ön yüzü arasında, gözün içindeki basıncı dengeleyen, aköz humor (hümör aköz) adı verilen bir sıvı vardır. Bu sıvı, gözün içerisindeki sabit basıncı dengelemek için, aynı oranda ve hızda üretilirken, bir yandan da özel kanallarla gözü terk eder.

AYRICA: Soğuk Havanın Vücuda Etkileri Nelerdir?

Glokom tam da bu noktada çeşitli sebeplere bağlı olarak, aköz humor sıvısının gözden ayrılırken kanallarda tıkanma oluşturması ve bu durumun da göz içerisindeki basıncı artırıp sıkıştırmasıyla oluşur.

AYRICA: Soğuk Algınlığına Ne İyi Gelir? Soğuk Algınlığı Nasıl Önlenir?

Glokom (Göz Tansiyonu) Göz İçi Basınç Değerleri Kaç Olmalıdır?

Görme duyusunun sağlıklı bir şekilde sağlanabilmesi için göz içi basıncının korunması şarttır. Göz içi basıncının normal kabulü: 10 ila 22 mm Hg’dir. Normal, sağlıklı bir göz içi basıncı, bu değerlerin arasında ölçülür.

AYRICA: AFT Nedir? Neden Oluşur? Nasıl Geçer?

Ancak 22 mm Hg’den yüksek ölçülen basınçta, glokomun varlığından söz edilir. Glokom, olması gereken değerlerden daha düşük olduğunda da kendisini gösterebilmektedir.

AYRICA: Sarılmanın Vücuda Faydası Nelerdir? (17 İnanılmaz Etki)

Glokom Tipleri Nelerdir?

Glokom (göz tansiyonu) genel olarak belirti vermeyen bir hastalıktır. Ancak rahatsızlığa bağlı olarak da gelişebilen glokom tipleri bulunmaktadır.

AYRICA: Adet Ağrısı Nasıl Geçer? Adet Ağrısına Ne İyi Gelir? Ne Yapılmalı?

Açık Açılı Glokom

Sık olarak görülen glokom tipidir. Genellikle 40 yaş üzerinde görülür. Göz içerisindeki aköz humor sıvısının oluşturduğu basınçla birlikte, sinirlerin zarar görüp, gözü etkilemesi anlamına gelir. Belirti vermeden ilerlediği için, fark edildiği zaman kalıcı hasarlar meydana gelmiş olabilir.

AYRICA: Yumurta Tembelliği (Polikistik Over Sendromu) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Açı Kapanması (Kapalı) Glokom

Açı kapanması glokomunda, gözün kornea ve iris tabakası arasındaki, trabeküler ağın bulunduğu açı dardır veya kapanmıştır. Bu duruma bağlı olarak göz içindeki basıncın yükselmesi ile glokom meydana gelir. Bazı kişilerde dar açı veya kapalı açı yapısaldır. Bu kişiler glokom hastalığına yakalanma riskine daha çok sahiptir. Düzenli aralıklarla göz muayenesi olmaları gerekir.

AYRICA: Testosteron Nedir? Koşmak Testosteronu Artırır mı? Yüksek Testosteron Etkileri

Çocuklarda Glokom (Konjenital Glokom)

Doğumsal bozuklukla birlikte meydana gelen çocuklarda glokom (konjenital glokom), gözün iç yüzeyindeki basıncı dengeleyen sıvının, gözü terk ettiği sırada geçtiği kanalların yeteri kadar gelişememiş olması ya da hiç gelişememiş olmasından kaynaklanır.

AYRICA: Anal Fissür (Makatta Çatlak) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Anne karnında iken gelişimi tamamlanmamış, göz içi sıvıyı dışarıya taşıyan kanallar, doğumdan sonra, bebeklerde ışığa bakamama, gözlerde sık yaşarma, gözün renkli kısmının iri olması ve gözün saydam yapısının gri renkte olması gibi belirtilerle kendisini gösterebilir. Anne ve babanın çocuklarını mutlaka doktora götürmeleri gerekir.

AYRICA: Kabızlığa Ne İyi Gelir? Kabızlık Sorunu için 6 Önemli Tavsiye

İkinci olarak çocuklarda glokom doğuştan değil de, ilerleyen yaşlarda da görülebilir.

Glokom (Göz Tansiyonu) Belirtileri Nelerdir?

Glokom, genel olarak belirti vermeden sinsi bir şeklide ilerleyen bir göz hastalığıdır. Açık açılı glokomlarda, hasta ağır bir hasar almadan ya da tesadüfi bir şekilde fark etmeden, glokoma sahip olup olmadığını anlayamaz, ancak dar açılı (kapalı) glokomlarda ise, hastalık şiddetli belirtilerle kendisini ele verir.

AYRICA: Su İçmeyi Nasıl Alışkanlık Haline Getirebilirim? Etkili Yöntemler!

  • Görmede darlık,
  • Bulanıklık,
  • Televizyon vb. izlerken gözlerde sulanma,
  • Gözlerde batma,
  • Akşam ışığına duyarlı olma,
  • Güneş ışığına duyarlı olma,
  • Sisli görme,
  • Tüneldeymiş gibi görme,
  • Baş ağrısı vb.
  • Gözlerde ağrı

AYRICA: Neden Kilo Veremiyorum? Kilo Vermeyi Zorlaştıran 5 Sebep

Bu gibi şikâyetlerle doktora gittiğinizde, göz tansiyonu olup olmadığına bakılarak durum ortaya çıkarılır. Bir kişinin göz tansiyonu olup olmadığı muayene sırasında anlaşılır. Bu, kişinin kendi başına fark edebileceği bir hastalık değildir. Kişinin aile geçmişinde glokom olup olmadığı sorulur. Detaylı bir şekilde muayene yapıldığı zaman, glokom teşhisi konulur. {alertInfo}

AYRICA: Şeker Tüketimini Azaltmak için 5 Pratik Yol

Hastalık sinsi olarak ilerlediği için göz hastalıkları kategorisinde önem derecesinde bir seviyeye sahiptir. İleri aşamaya gelmiş bir glokom durumunda hastanın görme duyusu yok olabilir ve bunun geri dönüşü yoktur.

AYRICA: Çinko Eksikliği Nedir? Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Glokom (Göz Tansiyonu) Kimlerde Görülür?

  • Genelde 40 yaşını geçmiş kişilerin göz tansiyonuna yakalanma riski vardır ve düzenli muayene gereklidir.
  • Ailesinde göz tansiyonu olan kişiler genetik olarak bu hastalığı taşıyabilir.
  • Miyopi, hipermetropide bu hastalığın riskli bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir.
  • Diyabet, hipotiroidizim (guatr) gibi durumlarda glokom meydana gelebilir.
  • Gözle ilgili diğer hastalıklar da ikincil glokom olarak adlandırılan durumun gerçekleşmesine yüksek oranda davetiye çıkarır.
  • Kortizon tedavileri glokomun oluşmasını tetikler.
  • Sigara kullanımının beraberinde getirdiği sorunlar da glokom oluşumunu tetikleyebilir.

Glokom (Göz Tansiyonu) Nasıl Teşhis Edilir?

Glokom, hasta tarafından fark edilmesi mümkün olmayan bir hastalıktır. Belirli bir şikâyet doğrultusunda hekime başvurulmuş ise, kolaylıkla teşhis edilebilir. Hastalığın durumuna göre çeşitli teşhis yöntemleri vardır.

Tanometri

Göz içi basıncın ölçülmesi tanometri anlamına gelmektedir. Belirli şikâyetlerle hekime başvuran kişilerin göz tansiyonu ölçülür ve genel olarak durumu saptanır.

Gonyoskopi

Glokomu teşhis etmek için mutlak olarak kullanılan bir teşhis yöntemidir. Göze damlatılan madde ile birlikte, gonyoprizm adı verilen merceklerle, kornea ve lensin arasındaki açı gözlemlenir. Göz içi sıvının taşındığı kanallar kontrol edilir ve bir sorun var ise tedavi yöntemleri ile birlikte neler yapılabileceği değerlendirilir.

Oftalmoskopi

Gözün içini muayene etmek için, gözün içini aydınlatarak ayrıntılı bir şekilde muayene edilmesi işlemidir. Direkt ve indirekt olarak iki şekilde muayene yapılır. Direkt oftalmoskopide hastanın gözünün içerisine tutulan ışıklı cihazla birlikte gözün dibi incelenir.

İndirekt oftalmoskopide ise, ışığın kaynağı artırılır ve göz dibinin kat kat büyütülerek incelenmesi sağlanır.

Perimetri

Özellikle dar açılı görüş alanına sahip kişilerin, görme alanını ölçmek için kullanılan bir yöntemdir. Kişinin ne kadar geniş bir görme alanı gördüğü öğrenilir ve glokomun olup olmadığı diğer tetkiklerle birlikte anlaşılır.

Pakitmetri

Gözün önündeki kornea adı verilen saydam tabakanın kalınlığının ölçülmesi için yapılan işlemdir. Glokoma sebep olan kornea kalınlığının sebebinin anlaşılması için bu yöntem tercih edilebilir.

Optik Koherens Tomografi

Optik koherens tomografi (OCT), retinanın her bir tabakasını görüntüleyen, göz içi sıvısının taşındığı drenaj kanallarının, optik sinirlerin görüntülenmesini sağlayan bir yöntemdir. Bu yöntemle birlikte, glokom ve birçok göz hastalığı teşhis edilebilir.

Glokom (Göz Tansiyonu) Nasıl Tedavi Edilir?

Glokom tedavisinde amaç, oluşan hasarın ilerlememesi ve görme kaybının artmamasını sağlamaktır. Zedelenen göz sinirleri ne yazık ki geri döndürülemez. Bu yüzden göz tansiyonu riskini taşıyan kişiler düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırmak zorundadır. Kendini belli etmeden, genelde ilerlemiş bir haldeyken belirtiler vermeye başlayan bu hastalığın, ileriki yaşlarda görülme sıklığı daha fazladır.

Doktorunuz göz tansiyonunu ölçüp, göz dibinize bakarak, yukarıda saydığımız glokom tetkiklerini yaparak bu tanıyı koyabilir.

Eğer göz tansiyonu tanısı konulmuşsa, bu aşamada kullanılan bazı göz damlaları vardır. Bu tanı konulduğu andan itibaren hayatınızın kalan süresi boyunca düzenli aralıklarla göz muayenesine gitmenize ve doktorunuzun yönlendirmelerine uyarak yaşamanız önemlidir.

Tedavide ilk amaç göz tansiyonunun düşürülmesini sağlamaktır. Bununla birlikte ilaç, lazer ve cerrahi işlemlerle tedavi yöntemleri denenir. Glokomda tedavide sonuç alabilmek için erken tanının önemi büyüktür.

Glokom (Göz Tansiyonu) İlaç Tedavisi - Göz Damlaları

Göz damlaları, glokom tedavisinde tercih edilen ilk yöntemdir. Bu tedavi yönteminde OCT (Optik koherens tomografi) ile görüntülenen sinirlerin ne kadar hasar aldığı saptanır ve ihtiyaca göre göz damlası ile birlikte takip süreci başlar.

Verilen göz damlası yan etkilere neden olabilir, bu yüzden hastalığın teşhisinin konulmasından sonra, hastanın ihtiyacına göre az yan etkiye neden olan bir ilaç verilir. Göz damlası, göz içerisindeki drenaj kanallarındaki sıvının hızlı ilerlemesi, tıkanıklık oluşturmaması ya da göz içi sıvının daha az üretilmesi için yazılır.

Glokom (Göz Tansiyonu) Lazer Tedavisi: SLT (Selektif Lazer Trabeküloplasti)

İlaçla yanıt alınamayan hastalara uygulanan bir tedavi yöntemidir. Glokomda lazer tedavisinde, göz tansiyonunun, göz içi sıvı basıncının düşürülmesi amaçlanmaktadır.

Lazer yöntemi ile gözün aköz humor sıvısının çıkış kanallarına işlem uygulanır ve işlemden sonra, sıvının dışarıya daha kolay çıkması sağlanır. Böylelikle drenaj kanallarında tıkanma yaşanmaması ve glokomun ilerlememesi, göz tansiyonunun düşürülmesi gerçekleştirilmiş olur. Damlalardan daha az yan etkilere sahiptir ve doktorun vereceği damlalar ile birlikte yan etkilerin etkileri yok edilebilir.

Glokom (Göz Tansiyonu) Cerrahi Tedavi

Hasta, kullanılan ilaçla ya da uygulanan lazer yönteminden sonra bile, göz tansiyonu düşürülemiyorsa, göz içi basınç olması gereken düzeye indirilemiyorsa, doktor cerrahi tedavi yöntemini önerebilir. Göz sinir tahribatı ilerliyor ve görme alanı gittikçe daralıyorsa, cerrahi işlem uygulanmalıdır.

Glokom cerrahisinde genel olarak uygulanan ameliyat yöntemlerinden aşağıda bahsedilmiştir. Bununla birlikte birçok ameliyat tedavi yöntemi de doktorlar tarafından uygulanabilir.

Trabekülektomi Ameliyatı

Glokom cerrahisinde amaç, göz içindeki sıvının basıncının düşürülmesini sağlamak ve de sıvının dışarıya daha kolay taşınması için göze yeni bir drenaj kanalı açmaktır. Bu işleme, trabekülektomi ameliyatı adı verilir. Sıklıkla kullanılan ameliyat yöntemi trabekülektomide, göz sıvısının dışarıya daha kolay tahliye edilebilmesi, sinirlerin daha fazla hasar almaması amaçlanır.

Genellikle tek bir ameliyat yeterlidir, ancak daha sonra farklı durumlara bağlı olarak gelişen olaylarda ek olarak bir ameliyat daha yapılabilir.

Tüp (Seton) Ameliyatı

Trabekülektomi ve uygulanan tedavilerin yetersiz kaldığı durumlarda, göze göz içindeki sıvıyı dışarıya taşıyacak seton implantlar adı verilen özel tüpler yerleştirilir. Böylelikle tıkanmış kanalların göz dışındaki damarlara taşıyamadığı sıvıyı bu özel tüpler taşır. Göz içi basıncın düşürülmesinde ve sinir hasarlarının azaltılmasında etkili bir yöntem olduğu bilinmektedir.

Siklodestrüktif Ameliyatı

Eğer uygulanan birçok glokom tedavisi istenilen sonucu vermemiş ise, göz içi basınç normal seviyeye gelmiyor ve gözdeki optik sinirsel tahribat ilerlemeye devam ediyor ise, uygulanan cerrahi yöntemlerden birisi de siklodestrüktif ameliyattır.

İlaçlarla göz içindeki basıncı dengeleyen sıvının az üretilmesi sağlanamazsa, bu yöntem ameliyat ile yapılır. Göz suyu salgılanan bölgenin tahrip edilmesi ile birlikte göz suyu üretiminin azaltılması amaçlanır. Böylelikle aşırı basınç oluşumu önlenmiş olur.

Hamileler Glokom (Göz Tansiyonu) İlacı Kullanabilir mi?

Glokom erken teşhis edilirse tedavide yüksek oranda sonuç alınabilen bir göz rahatsızlığıdır. Bununla birlikte yine erken dönemde teşhis edildiğinde ilaçla tedavi yöntemi denenir. Hamile olan kadınlar, glokom tedavisinde ilaç kullanabilir miyim? Glokom (göz tansiyonu) ilaçları bebeğime zarar verir mi? gibi soruları merak edebilmektedir.

Glokom ilaçları, annenin dolaşım sistemiyle birlikte, özellikle ilk üç ay bebeğin gelişimini etkileyebilir. Glokom hastalığına sahip olan kadınların doktora danışarak tedavi yöntemi belirlemesi ya da çocuk sahibi olmayı düşünenlerin doktorun direktifleri doğrultusunda hareket etmesi önerilir.

Glokom (Göz Tansiyonu) Hastaları Nelere Dikkat Etmelidir?

Göz tansiyonu yani glokom, sinsi bir şekilde ilerleyen bir hastalıktır. Muhtemelen düzenli olarak göz muayenesi yaptırmayan ya da tesadüfen göz doktoruna gitmeyen bir kişinin, hastalık ilerlemeden fark etmesi pek görünen bir durum değildir.

  • Glokom teşhisi konulan kişiler, doktorun önereceği tedavi yöntemlerini eksiksiz olarak yerine getirmelidir.
  • Verilen ilaç damlaları düzenli saatlerde alınmalı, aksatılmamalı ve önerilen dozdan fazla kullanılmamalıdır.
  • Görmede bir değişiklik hissedilmese bile ilaç kullanımı doktorun bilgisi olmadan bırakılmamalıdır.
  • Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, kan pıhtılaşması gibi rahatsızlığa sahip olan kişiler dikkat etmeli ve mutlaka kontrollerini yaptırmalıdır.
  • Dengeli beslenme, sağlıklı ve özellikle göze iyi gelen A, E, C gibi vitaminlerin bolca bulunduğu besinlerin tüketilmesi, çinko, bakır gibi minerallerin alınması, düzenli olarak egzersiz yapılması önerilir.

Akut Glokom Nedir?

Akut glokom krizi göz tansiyonunun aniden çok yüksek bir şekilde 50 - 60 mm Hg’nin üzerine çıkmasıdır. Ani müdahale gerekir ve çok riskli bir şekilde yaşanan krizden sonra kalıcı körlük yaşanabilir. Hemen müdahale edilmesi önemlidir. Eğer göz içi basınç normal seviyeye düşürülebilir ise, görme kaybı yaşanma riski azalır.

Akut Glokom Belirtileri Nelerdir?

Akut glokom, göz içi basıncın aniden yükselerek riskli değerlere gelmesi anlamına gelmektedir. Erken müdahale ve doğru teşhis çok önemlidir. Bazı durumlarda akut glokom farklı hastalıklarla karıştırılabilmektedir. Akut glokomun belirtileri arasında aşağıda saydığımız hususlar dikkate alınır.

Kişi;

  • Şiddetli baş ağrısı,
  • Aniden görme kaybı,
  • Göz ve çevresinde hissedilen kuvvetli ağrı,
  • Bulantı - kusma,
  • Göze tutulan ışığa karşı verilen sıfır refleks gibi şikâyetlerle acile başvurabilir. Bu durumda teşhis konulduğu anda hemen göz basıncının düşürülmesi hedeflenir.

Akut Glokom Krizine Neden Olan Faktörler Nelerdir?

Akut glokom aniden gelişebilen bir krizdir ve buna birçok faktör sebep olabilmektedir. Buna en belirgin faktör olarak dar (kapalı) açılı glokom gösterilebilir. Doğuştan yapısal bir şekilde dar açılı glokoma sahip olan kişilerde ani akut glokom yaşanma riski daha yüksektir.

Göz bebeğini büyüten haplar, göz bebeğinin karanlıkta büyümesi, göz bebeğini büyüten damlalar, stres ve aniden gelişen üzüntü durumları, akut glokom krizine neden olabilmektedir.

Akut Glokom Nasıl Önlenir?

Farklı nedenlere bağlı olarak aniden gelişen akut glokom, gözde yaşanan ani bir krizden bahseder. Kişi şiddetli belirtilerle doktora geldiğinde, doktorun doğru teşhisi koyması çok önemlidir. Eğer krizden önce müdahale edilebilir ise görme kaybı yaşanmaz. Ancak kriz gerçekleşmiş ise oldukça geç olabilir.

Akut glokom, göz içindeki basıncın düşürülmesi ile önlenebilir. Doktor basıncın düşmesi için ani müdahalelerde bulunabilir fakat geç kalınmış bir durumda ne yazık ki akut glokom iki gün gibi kısa bir sürede görme kaybına yol açabilir.


Glokom (göz tansiyonu) maalesef ki fark edilmesi oldukça güç olan, gizlice sinirleri öldüren bir hastalıktır. Bu yazımızda glokom nedir? Göz tansiyonu belirtileri nelerdir? Kimlerde görülür? Nasıl tedavi edilir? Tedavi yöntemleri nelerdir? gibi önemli olan birçok soruyu cevaplandırdık. Gözünüzde rahatsızlık hissetmeseniz bile özellikle 40 yaşından sonra düzenli olarak göz muayenesi yaptırmanızı tavsiye ediyoruz. Sağlıklı günler dileriz.

Daha yeni Daha eski

İletişim Formu